genç birikim derneği
“İnsanı Yaşat Ki, Devlet Yaşasın” Şeyh Edebâli
facebook twitter google blogspot linked in youtube
 
Genc Birikim Dernegi Genc Birikim Dernegi Genc Birikim Dernegi Genc Birikim Dernegi Genc Birikim Dernegi Genc Birikim Dernegi Genc Birikim Dernegi Genc Birikim Dernegi Genc Birikim Dernegi
 
GENÇLER İÇİN SAĞLIK PROJELERİ - Gençler İçin Sağlık Hakkı Projesi
 
Gençlik Sağlık Hakkı için Ulusal İşbirliği Buluşması

Gençlik Sağlık Hakkı için Ulusal İşbirliği Buluşması
Muş - Ankara-İstanbul-Sakarya-Trabzon ve Sivas'ta yürütülen projede eğitim içeriği şu konulardan oluşmuştur;
•İletişim
•Hak temelli savunuculuk
•Sivil Toplum ve Lobicilik
•Kampanya Yönetimi
•Kaynak geliştirme ve fon yönetimi

Herkes için temel bir hak olan “sağlık hakkı ve sağlıklı yaşama hakkı” yalnız ulusal anayasada değil, bir çok uluslar arası sözleşmede de özel olarak vurgulanarak tanımlanmıştır.
Bu hak ve bu hak çerçevesinde yararlanılması gereken kimi hizmet ve olanaklara, “çocuklar ve gençler” için bazı belgelerde daha ayrıntılı yer verilmiş, hatta “pozitif ayrımcılık” bağlamında “özel düzenlemeler” de yapılmıştır.
Resmi verilere göre Türkiye’de nüfusun % 50’si 20 yaş ve altındadır. Bu nedenle bu hakların tanımlanması ve uygulamada varolması çok daha önemli bir hale gelmektedir.
Dolayısıyla ülkemiz “gençlerinin” bu haklarının farkında olması, haklarla ilgili bilgilenmesi, bu hakların “hakkı olduğu bilincine varması ve böylelikle, bu hakları talep edip, gündelik yaşamda ve uygulamada yararlanır hale gelmesi” çok önemlidir. Bu aynı zaman da söz konusu hakların geliştirilmesi, içerik ve kapsamının genişletilmesi, yaygınlaştırılması açısından da yararlı olacaktır.

 
Sürecin “gençler ve onların örgütleri” tarafından sahiplenilmesi ve yönlendirilmesi ise “içeriden bir mücadele” verilmesi bakımından anlamlı ve önemlidir. Bu nedenle “gençlik örgütleriyle içinde gençlerin bulunduğu her türden örgütlenme ve yapılanma”, önündeki işlerin içinde bu çabalara katılmalı ve öncelik vermelidir.
Her türlü “temel hak” için bilinmesi gereken bir başka önemli nokta, bu hakların herhangi bir “mücadele sürecini” gerektirmeden, o hakları sağlayanlarca -ki bu bağlamda en önemli sağlayıcının ‘devlet’ olduğu unutulmamalıdır- “verili durum, mevcut koşul ve ortamlarda” yararlanması gereken kesime sunulması, dolayısıyla gündelik yaşamın içinde var olmasıdır.
Bu saptamadan yola çıkarak; gençlere ve örgütlerinin sorumluluğunu fark etmek, öğrenmek, içselleştirmek, bilincine varmak, talep etmek ve geliştirmek biçiminde tanımlayabiliriz.

Diğer yandan, bu hakların “yokluğu ya da gereğinin yapılmaması” nedeniyle gençlerin vermek zorunda kaldıkları “hak mücadelesini” söz konusu haklar bakımından “olumlu ve sevinilecek bir durum” olarak değil, tam tersine “bu hakları muhataplarının yararlanmasına açmayan sorumlular” açısından “olumsuz” bir durum olarak nitelendirmek gereklidir.

“Hakların dile getirilmesi ve bunlardan yararlanacak olanların bilgilendirilmesi” ayrıca bu “haklardan yararlanma ve kullanılma süreçlerinin izlenmesi ve kamuoyuna duyurulması”, başta bu hakların muhatabı olan gençler olmak üzere herkesin hem hakkı hem de ödevi olmalı; gençlerin örgütleri ise yukarıda tanımlanan sürecin en temel sorumlusu sayılmalıdır.

Son bilimsel verilere göre gençlerin nüfusu neredeyse dünya nüfusunun yaklaşık %30’una ulaşmıştır. Bunların da %85'inin gelişmekte olan ülkelerde yaşadığı bilinmektedir. Diğer yandan yaklaşım olarak gençlik dönemini çocukluk ile erişkinlik arasında hızla geçen bir ara dönem olarak değerlendirilmesi doğru değildir. Gençlik dönemi yaklaşık olarak 70 yıllık bir yaşamın %20’sini oluşturmaktadır.
Gençler fiziksel, ruhsal yönden gelişirken çeşitli “riskler ve yaşamındaki yeni durumlar”la karşılaşmakta, sağlıklılık halleri ve sağlıklı yaşamaları bunlardan sürekli olarak etkilenmektedir.

Dünya üzerinde yaşayan gençlerin büyük bölümü “yoksulluk yoksunluk” içinde yaşamaktadır. Buna göre gençlerin 238 milyonu günde 1 $'ın altında bir gelirle yaşamak zorundadır ve bu rakam tüm genç nüfusunun yaklaşık %25’ine denk gelmektedir.

Gençliği, toplumsal yaşamdaki konumları bakımından temel olarak üç farklı gruba ayırmakta yarar vardır.
•Öğrenci gençlik (Temel eğitim ve Üniversite eğitimi içinde bir eğitim sürecini yaşayanlar)
•Çalışan gençlik (Yaşamını sürdürebilmek için bir karşılık alarak bir ekonomik faaliyet içinde olanlar -Ücretli olarak çalışanlar ve ev ekonomisi için çalışanlar)
•“Evinde” oturan gençlik (Kendini geliştirme dışında herhangi bir üretim ve eğitim faaliyeti içinde olmayan gençlik grubu)
Bu üç grubun her birisinin içinde cinsiyete göre ayrıca bir farklılığın ve bu farklılıklardan kaynaklanan sorunların, ayrıca bu farklılıklardan yola çıkılarak düzenlenmesi gereken hakların olabileceği de öngörülmelidir.

Bu bağlamda “Gençlerin sağlık hakkı, sağlıklı yaşama hakkı ve sağlık hizmetlerinden yararlanırken söz konusu olan haklarını”
•Tüm grupların ortak gereksinimler ve bunların gerektirdiği haklar,
•“Özel”(yukarıda belirtilen gruplar içinde) gereksinimler ve bunların gerektirdiği haklar,
bağlamında değerlendirilebiliriz.

Bu hakların yalnızca tanımlanması ve ortaya konulmasının yeterli olmayacağı açıktır. Bu bağlamda bu hakların uygulamada varolması için “yapılması gerekenler” de ortaya konulmalıdır.
Bunu da;
• Bireylerin teker teker “bir ebeveyn” ve/veya gençlerle ilişkide olan kişiler sıfatıyla yapması gerekenler,
•Toplumun ve toplum içinde bulunan resmi ve sivil kurum ve her türden yapıların yapması gerekenler
• Gençlerin ve gençlik örgütlerinin yapması gerekenler
olarak ayrı başlıklarda ele alabiliriz.
Gençlerin sağlık hakkı, sağlıklı yaşama hakkının içeriği ve buna ilişkin tanımlarken söz konusu ettiğimiz bu hakların temel ve önemli belgelerde nasıl yer aldığı bilinmelidir.

Toplumun ve toplum içinde bulunan resmi ve sivil kurum ve her türden yapıların yapması gerekenler:
Bu yapılar gençleri yukarıda belirttiğimiz biçimiyle öncelikle “gençleri haklarıyla birlikte görüp ona göre tutum almalı”; dolayısıyla “bu hakların benimsenmesi ve uygulanması doğrultusunda çaba göstermeli” ama bunun yanında bu hakların gerçekten uygulamada varolması doğrultusunda da kendi üzerine düşen, sorumluluk alanına giren, bireylerin veya onların oluşturduğu topluluk ve yapıların yerine getiremeyeceği ne varsa onları yerine getirecek düzen, organizasyon ve sistemleri, geliştirmeli, kurmalı, işletmeli ve aksayan yanlarını yeniden gözden geçirerek aşama aşama yeniden düzenlemeli ve uygulamalıdır.

 

Tüm bu sistem ve onlar aracılığıyla sağlanan hizmetler sırasında bu hizmetlerden yararlanacak kesim olan “gençlerin”, başta karar süreçleri olmak üzere etkin ve etken katılımlarını sağlamalıdırlar.

Bu hakların gerektiği hizmetler sağlık ve sosyal hizmet kurumları eliyle verilirken şu noktalar göz önünde tutulmalıdır: Hizmetler kolay ulaşılabilir olmalı, bireysel ve grup olarak hizmet alınabilmeli, gizliliğe azami özen gösterilmeli, danışmanlık ve tedaviyi birlikte kapsamalı, mümkün olduğu ölçüde hizmetler başvuran gençle aynı cinsiyetteki bir görevli tarafından sağlanmalıdır. Diğer yandan bu hakların sağlanacağı sağlık ve sosyal hizmet birimleri kolay ulaşılabilir, mümkünse gençlerin bulunduğu mekanların içinde ve yakınında, fiziksel koşulları yeterli, temiz olmalı, yeterli donanım ve maddi kaynağa sahip olmalı, hizmetten yararlananlar aşırı ölçülerde beklememeli ve zaman kaybına maruz kalmamalıdır. Hizmeti sağlayan yapılar bunları gerçekleştirirken gençleri önemsemeli, onların da katıldığı çözümleri üretmeli ve yeğlemeli, işbirliğine açık olmalı, çok merkezli ve çok taraflı hizmetler biçiminde hizmetlerini düzenlemelidir.

Gençlerin ve gençlik örgütlerinin yapması gerekenler

• En önemlisi gençlerin ve gençliğin kendisini bir “özne” olarak görmesi ve buna uygun davranmasıdır. Bu bağlamda gençler de “haklarıyla birlikte” varolduklarının bilincinde olmalı, tutum ve davranışlarıyla her zaman bunu göstermelidirler.
• Haklarını öğrenmeli, öğrenmek için çaba sarf etmeli, sonunda farkında olmalı ve bilmeli, yaşamın içinde ve uygulamada da sağlanması için bunları talep etmeli, talebine karşılık alamadığında bunu ifade etmeli ve hem diğer gençlere, hem bunları yapacak olanlara, hem de onların üzerindeki denetleyicilerine bunları duyurmalıdırlar.
• Bu noktada bireysel tutumlar kadar, gençlerin oluşturdukları her türden örgütlenme aracılıyla oluşturdukları örgütlerin de çok büyük önemi ve bu süreçte vazgeçilmeyecek görevleri vardır.
• Her örgütlenme, en başta gençlere bakışı ve yaklaşımıyla bu bilinç içinde olmalıdırlar. İkinci olarak başta ve öncelikle kendi örgütlenme alanlarıyla ilgili olanlar olmak üzere söz konusu hakları göstermeli, anlatmalı, öğretmeli, bunların talep edilmesi için gençlerin etkin olmasını sağlamalı, ihlâllere yönelik etkin bir gözlemci, saptayıcı ve duyurucu rol üstlenmeli, bu hakların uygulamada var olması ve geliştirilmesi için örgütsel olarak üzerlerine düşenleri yapmalıdırlar.
• Her gençlik örgütü hem kendisi için, hem de diğer gruplarda yer alan gençler için ortak ve birlikte çalışma ve uğraşma alışkanlığına erişmelidir.
İşin yapıldığı süreçlerin de, hedeflerin gerçekleşmesi kadar önemli ve öğretici olduğu daima göz önünde tutulmalıdır.

 
 
Copyright © gencbirikim.org
designed by Dijital Ajansım - CONTIVENT