genç birikim derneği
“İnsanı Yaşat Ki, Devlet Yaşasın” Şeyh Edebâli
facebook twitter google blogspot linked in youtube
 
Genc Birikim Dernegi Genc Birikim Dernegi Genc Birikim Dernegi Genc Birikim Dernegi Genc Birikim Dernegi Genc Birikim Dernegi Genc Birikim Dernegi Genc Birikim Dernegi Genc Birikim Dernegi
 
 

''Kansere Karşı Küresel Eylemin İçinde Olmalıyız''

Onkoloji alanında katılımı en yüksek kongrelerden biri olan 22.Ulusal Kanser Kongresi;  Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği, Türk Tıbbi Onkoloji Derneği ve Türk Pediatrik Onkoloji Grubu Derneği ile birlikte 19-22 Nisan tarihinde Antalya’da düzenledi.

Onkoloji Hastaları Yardımlaşma ve Sevgi Derneği (Onko-Sev) ile Genç Birikim Derneği (Genç-Bir-Der) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Yüce, yurt içi ve yurt dışından alanında uzman 1750 katılım ile gerçekleşen kongrenin ‘’Türkiye’de Hasta Derneklerinin Rolü’’ oturumunda, kanserle mücadele konusunun birçok değişkene bağlı olduğunu, derneklerin bu konuda çok önemli bir misyona sahip olduğunu söyledi. Salih Yüce konuşmasında hasta savunuculuğunun önemine bir kez daha dikkat çekti ve şu ifadelere yer verdi:

“Genç Birikim Derneği olarak amacımız;  gençleri kansere karşı korumak ve hastalar için savunuculuk yapmaktır’’

Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün kanser üzerine yayınladığı raporda, Türkiye’nin de içinde yer aldığı gelişmekte olan ülkelerde kanser hastalarının oranının 2020 yılına kadar %50 artış göstereceği tahmin edilmektedir. Sınır tanımayan bir hastalık olan kanserle etkin bir şekilde mücadele edilmediği takdirde,  öngörülemeyen durumlar da gözönüne alındığında, bu rakamların daha da yükseleceği kuvvetle muhtemeldir. Bugün kanserle etkin bir mücadeleye başladığında, kanser teşhislerinde %20 civarında bir azalma olabileceği tahmin edilmektedir.

Kanser hastalığını yenebilmek için tıp dünyası büyük gayret içerisindedir. Bununla birlikte kanserle mücadele konusu sosyal, kültürel, ekonomik vb. birçok değişkene bağlı bir konudur.

 

''Tıp dünyasının belirlediği alan dışında, dört ana eksen etrafında mücadeleyi ele almak mümkündür''

1-Kanser Öncesi (Bilinçlendirme ve Koruma): Kansersiz bir yaşam için gençlerin, ailelerin ve çocukların eğitimi ve doğru bilgilendirilmeleri hastalığın önlenmesi açısından çok önemlidir. Böylelikle, kanser teşhisini azaltmak mümkün olabilecektir.

2-Erken Teşhis: Gençlerin, ailelerin ve çocukların kanserle mücadele konusundaki eğitimi ve bilinçlenmeleri hastalığın erken teşhisinin sağlanması açısından da oldukça önemlidir. Bu aşamada kanseri yenmek daha kolay olmaktadır.

3-Hastalık Aşaması: Hastalık aşamasında tıp dünyasının benimsediği hastayı destekleyecek ve tıp dünyasına hastalıkla mücadele konusunda yardımcı olabilecek yeni destek alanları yaratabilmek için, konuyu bir sosyal alan çerçevesi içinde ele almak gerekmektedir.

4-Uluslararası Alan: Küresel bir hastalık olan kanserle mücadele konusunda tıp dünyası uluslararası işbirliği alanı içerisinde çalışmaktadır. Uluslararası işbirliği çalışmalarının, sivil toplum kuruluşlarının etkin mücadele edebildiği sosyal alanlara da taşınması gerekmektedir. Bu konuda sivil toplum kuruluşlarına (STK) önemli görevler düşmektedir. STK’ların kanserle mücadele konusunda güçlü roller üstlenmeleri, değişik ülkelerin deneyimlerinden yararlanmaları, kanserle mücadele alanını güçlendirecektir. 

''Kansere Karşı Küresel Eylemin İçinde Olmalıyız!''

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre; Harekete geçmezsek 2020 yılında 10 milyon kişi kanser nedeniyle ölebilir! Dünya Sağlık Örgütü’nün bu verilerinin iyi okuması ve her ülkenin kendine göre yorumlaması gerekmektedir.

Kanserle mücadele; devletin, bilim insanlarının, özel sektörün ve sivil toplum kuruluşlarının, konuyu birbirinden kopuk bir anlayışla ele almaması gereken, dünyanın geleceğini tehdit eden ve sürekli gündemde kalması gereken oldukça önemli bir sağlık problemdir. Uluslararası ve ulusal düzeyde deneyimlerin ve iyi örneklerin paylaşımı da büyük önem taşımaktadır. Bir ülkenin kanser alanında yaşadığı tecrübe, bir diğer ülke için rehber niteliğinde olabilmektedir.

‘‘ Kanser hastası olanlara “Rol Model” olmaya çalışıyorum’’

Yaklaşık 10 yıl önce yakalandığım yumuşak doku kanseri “rabdomyo sarkom” nedeni ile uzun bir süre kemoterapi ve radyo terapi tedavisi gördüm. Tedavi süreci sonunda eğer kanseri yenebilirsem bir hasta, bir baba ve birey olarak edindiğim tecrübeleri, toplumla ve kanser hastalarıyla paylaşmayı ve kanserle mücadele konusunda Türkiye’de toplumsal bir eylem planı oluşturulması ve uygulanması üzerine çalışma sözü verdim. Bu süreçte insanın hayata kıl payı tutunduğu en zor zamanlarda, küçük bir desteğin bile hayati önem taşıdığını anladım.  Bu nedenle kanser hastalığını yendikten sonra kendi köşeme çekilmedim, diğer hastalara destek olabilmek için çalışmanın yollarını aradım.

Benim yaşadığım şehir olan Muş, Türkiye’nin doğusunda küçük bir şehir. Muş ekonomik göstergeler açısından Türkiye’nin diğer illerine oranla daha alt sıralarda yer alıyor. İlk olarak Muş’ta “Onkoloji Hastaları Yardımlaşma ve Sevgi Derneği-ONKO-SEV”i kurarak çalışmalarımıza başladık. Ardından kansere karşı mücadelede özel olarak çocukları ve gençleri hedefleyen, onların sosyal ve kültürel yaşamlarını zenginleştirmeyi amaçlayan “Genç Birikim Derneği”ni kurduk. Bu iki dernek vasıtasıyla 2004 yılından bugüne değin kanserle mücadele konusunda çok sayıda çalışma gerçekleştirdik.

Genç Birikim Derneği olarak hedeflerimizin başında, toplumun kaynağı olan çocukları ve gençleri kansere karşı korumak ve hastalar için savunuculuk yapmak geliyor. Kanser, psiko-sosyal ve ekonomik tarafları olan çok yönlü bir sağlık sorunudur. Bu nedenle ailelerin, gençlerin ve sivil toplum kuruluşlarının kanserle mücadele sürecinde etkin olarak yer alması, kanserle mücadele alanını genişletmekte, güçlendirmekte ve toplumsal bir bilinç yaratılması konusunda yapılan çalışmalara katkı sağlamaktadır. Dernek olarak çalışmalarımızı bu eksen içerisine oturtmaya gayret gösteriyoruz ve kanserle ilgili olarak elimizden geldiğince her platformda yer almaya çalışıyoruz.

Kanser hastalığım size bu anlattığım çalışmaları yapmamı sağladı. Kanser olmamayı çok isterdim ama eğer kanser olmasaydım, bunları yapmayacaktım. Bazen şunu düşünüyorum; hasta olduğumu öğrendiğim ilk günlerde Allah ile ölmemek için sürekli pazarlık yapıyordum! Ölmemek için hep yeni bir şans diliyordum. Bugün o günlere dönüp baktığımda ise, ben kanserle mücadele etmeyi öğrenmek ve öğretmek için kansere yakalandım diyebiliyorum.

Kanserle mücadele konusunda hastalığım süreci de dahil olmak üzere 11 yıldır birçok çalışmanın koordinasyonunda aktif roller üstlendim. Kanser hastalarına şunu söylüyorum; ben başardım, sizlerde başarabilirsiniz yeter ki buna gerçekten inanın... Gençlere, çocuklara ve kadınlara sağlığınıza dikkat edin diyorum! Bunu başaran insanları görebilmek beni çok mutlu ediyor.

 
Kaynak :Popüler Sağlık Dergisi 64.sayı UKK özel
Güncelleme: 24 Nisan 2017
 
 
Copyright © gencbirikim.org
designed by Dijital Ajansım - CONTIVENT